12 Eylül 2012 Çarşamba

Twitter

Evde kanepeye uzanmış haldeydim. Önce tavana boş boş bakıyordum, sonra da kafamı çevirip salonun ortasındaki dev sehpada bulunan laptopta açık olan Twitter'a... Ülkemin engin problemleri üzerinde derin arayışlar içindeydim. Tam da göbeğimin en yüksek noktasında bulunan küllükteki sigaranın düşüp önce bembeyaz fanilamı ve sonrasında da canımı yakmasıyla birlikte, kafamda bir şimşek çaktı:

Bu Twitter alemi sürekli ülke gündemiyle ilgili yorumlar yapmıyor muydu? E yapıyordu.

Sürekli iktidara, muhalefete, ona, buna çakmıyor muydu? E çakıyordu

Pekiiii... Ya ülkeyi Twitter'cılar yönetirse neler olurdu acaba. Bir gün birisi çıkıp da "Alın ulan, yıllardır bize sayıp sövdünüz, işte buyrun hodri meydan, ülke sizin, doya doya yönetin" dese nasıl olurdu ki?!

Nutella Bakanlığı: Sanırım başa geçecek kişinin yapacağı ilk iş bir Nutella Bakanlığı kurmak olurdu. Böylelikle Twitter'cılara hayat boyu yetecek Nutella'nın ithalatı, stoklanması, halka -oy karşılığında- ücretsiz dağıtılması sonucunda iktidarın %50 oyu garanti olurdu.

Burçlar Bakanlığı: İşte ikinci ve en önemli bakanlık. Sabah henüz yatağından bile kalkmadan telefonunu havaya kaldırıp Twitter'da burç yorumlarını okuyan bir nesil için çok önemli.  Hayır benim anlamadığım, bir tane '..troloji' hesabı bile demiyor ki; "bu burç yorumunu yatağında yatmış halde okurken elindeki telefon cart diye yüzüne düşen burçlar şunlar; ....". Bak o işte o gün voleyi vuracak, çünkü herkes 'doğru bildi ya la' deyip, her gün kendisini takibe alacak.

Pazartesi'nin kaldırılması: Twitter ahalisinin en çok sevineceği icraat bu olurdu. Bir gün bir bakan çıkıp "Pazartesiyi kaldırdık, artık sendrom mendrom olmayacak" dediği gün Twitter'da #hosgeldinsalısendromu diye bir hashtag açılmazsa ben de bişey bilmiyorum.

Ex: Twitter eğer birine adansaydı, işte bu o kişi olurdu: Ex. Yani eski sevgili. Adam/hatun senden ayrılmış, yeni sevgilisiyle yeni aşklara, yeni romantik ve pespembe dünyaya yelken açmış, sen hala PC başında ona lanet okuyosun. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış, misali. Tabii, yepyeni bir umutla ve vaadlerle iktidara gelenler, bu Ex'lerin hepsini toplayıp Suriye sınırına yakın biyerde açılacak kamplara bunları doldurabilir miydi? Olabilir tabii.. Dur ulan.. Dur bi dakka... Sonuçta hepimizi birilerinin Ex'iyiz. Tüm ulusun topluca kampa götürülmesi tehlikesi var.

Atayistler: Herhangi bir sosyal medya ortamında tek bir kelime bile açıklamasını göremediğim bu mazlum insanlar topluluğu, artık her Twitter yürüyüşünde önce sözlü sonra da coplu saldırılara maruz kalırdı gibi geliyor. 'Açıklasana ulan, açıkla hadi' diye sürekli tokat yiyen ateistleri sağda solda görebilirdik.

PES Bilen Kız ve Adonisli Erkek: Barbie ve Ken OUT, bunlar IN. Yani, yeni fenomenler bunlar olurdu kesin. Kültür Bakanlığını dönüşümlü yönetirlerdi.

#FF: Cumaları resmi tatil olabilirdi gibi geliyor. Meydanlarda, anayollarda, stadlarda, metronun içinde gördüğümüz dev bilgi ekranlarında artık "takip edin" şeklinde insan figürleri görebilirdik.

Heykeller: Tüm şehirler Mevlana'nın, Can Yücel'in, Dostoyevski'nin, Özdemir Asaf'ın ve onlar gibi yüzlerce düşünürün heykelleriyle dolardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder